
Hatay Tabip Odası Genel Kurulu yapıldı.
Değerli Meslektaşlarım;
Bugün burada sadece bir görev devri için değil; tarihimizin en karanlık gecesinden sonra birbirimize tutunarak nasıl ayağa kalktığımızı hatırlamak için bir aradayız. 6 Şubat sabahı kendi yasımızı tutamadan enkazdan çıktık ve beyaz önlüklerimizi giydik. Elektriksiz, susuz; tozun ve çaresizliğin ortasında şifa olmaya çalıştık. Şehrimiz yıkıldı ama meslek onurumuz o enkazdan dimdik çıktı.
Bugün hâlâ ağır bir tabloyla karşı karşıyayız. Sadece depremin yaralarını sarmıyor, aynı zamanda büyüyen bir şiddet sarmalıyla mücadele ediyoruz. Şiddet artık yalnızca adli bir mesele değil, ciddi bir halk sağlığı sorunudur. Hastanelerden okullara kadar uzanan bu güvensizlik duygusu toplumsal bağlarımızı zayıflatıyor.
Bir vatandaşımızın feryadında dediği gibi: “Doğuruyorsun bebek hastanede, yetiştiriyorsun çocuk sokakta, okutuyorsun doktor, öğretmen oluyor ama hiçbir yerde güvende değil.” Bu feryat haksız değil. Hatay’da bugün nefes almak bile riskli; hava kirliliği, toz, barınma sorunu ve konteynerlere sıkışmış yaşamlar halk sağlığını doğrudan tehdit ediyor. Aşıları aksayan çocuklarımız, konteynerlerde hizmet veren aile hekimlerimiz var.
Biz hekimler “önce zarar verme” ilkesini toplumun tamamı için savunuruz. Şiddetten arındırılmış hastaneler ve sağlıklı yaşam koşulları talep etmek mesleki sorumluluğumuzdur.
Dört yıl önce bu görevi devralırken başka bir tablo hayal etmiştik ama şartlar bizi bu şehri yeniden inşa edenlerin arasına kattı. Şimdi bu mücadeleyi daha ileriye taşıyacak arkadaşlarımıza devrediyoruz. Bu zorlu yolda omuz omuza verdiğim yönetim kurulumuza, TTB’ye ve en çok da bu şehrin hafızası fedakâr hekimlerimize teşekkür ediyorum.
İnanıyorum ki bu şehre bahar gelecek; havasına, suyuna ve toprağına yeniden cemre düşecek. Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum.
Dr. Sevdar YILMAZ












