
Henüz sayısı tam olarak bilemediğimiz, dün itibarı ile 270’in üzerinde insanımızı, bir kez daha çok acı bir maden kazasında kaybettik. Duygularımızı, acılarımızı ifade etmekte kelimelerin yetersiz olduğu bir durumla karşı karşıyayız. Acımız çok derin, ölenlere tanrıdan rahmet, yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz!
İş kazaları ve sonucunda gelişen ölümler kaderimiz değildir. İş kazalarının en önemli özelliği önlenebilir olmasıdır ve %90’ının nedeni işyeri ortamına ait tehlikeli durumlardır. Gerekli mühendislik önlemleri, yönetsel iyileştirmeler yapılırsa iş kazaları bugün ki düzeyinin çok daha altına inecektir. Çalışan sağlığı ve güvenliği işletmenin birincil önceliği olmalı, işletme sahipleri ve yöneticileri bu bakışa sahip olmalıdır. İş kazalarının temel nedeninin alınmayan önlemler, yapılmayan iyileştirmeler olduğu akıldan çıkarılmamalıdır.
Bu kaza da bir kez daha göstermiştir ki ülkemizde iş sağlığı ve güvenliğine ilişkin çok önemli sorunlar vardır. İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin sorunlarımızı görebilmek için bu acı kazaya gerek yoktu. Yıllardır bizler, diğer uzmanlar bu alana ilişkin çok önemli sorunlar olduğunu sayısız kez dile getirdik.
Ülkemiz iş kazalarını önlemede başarısız kalmıştır. Maden ocağında çalışmak elbette bazı riskler içerir, ancak bu riskleri nasıl yönetiyoruz diye baktığımızda ve gelişmiş ülkelerle ülkemizi karşılaştırdığımızda bu konuda yeterli önlemlerin alınmadığını açıkça görüyoruz. Ülkemizi diğer ülkelerle karşılaştırırken 100 yıl öncesinde olan olaylara bakmak yanlıştır. Bugünkü durumu karşılaştırmak gerekir.
Yapılan savunmacı açıklamalar üzüntümüzü daha da artırmaktadır!
“Gelişmiş ülkelerde de iş kazası oluyor, bunlar olağan” şeklindeki savunmalar yüzeysel ve yanıltıcıdır. Ülkeleri karşılaştırırken yapılması gereken kaza, ölüm ve yaralanma sıklıklıklarını karşılaştırmaktır. Bu yapıldığında görülecektir ki biz oldukça gerilerdeyiz. Bu tür savunmacı, gerçekleri reddeden, olağan sayan yaklaşımlar aslında bu kazanın da gelecekteki kazaların da en önemli nedenlerinden biridir. Bu tür açıklamaları üzüntü ile karşılıyor bir kez daha düşünmeye çağırıyoruz.
Her düzeydeki sorumluların hesap vermesini istiyoruz!
Bu korkunç sürecin soruşturulması, aydınlatılması, ve sorumlularının cezalandırılmasını istiyoruz. Kazaya yol açan nedenlerin ortaya çıkarılması ve gelecekte bir daha böyle elim olayların yaşanmaması için yasal, hukuksal ve teknik çözümlerin üretilmesi açısından son derece önemlidir.
Bu son maden kazası olsun!
Bu son olsun, artık Soma’da bir maden kazası görmek istemiyoruz. Türkiye’de benzeri bir kazayı yaşamak istemiyoruz. Yetkilileri, işverenleri, çalışanları ve tüm toplumu iş kazaları konusunda daha duyarlı olmaya ve daha çok çaba göstermeye davet ediyoruz.
Ölenlere bir kez daha tanrıdan rahmet yakınlarına sabır diliyoruz. İlgili tüm kurum, kuruluş ve kişilerin yer aldığı Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Konseyinin ivedilikle toplanmasını ve iş sağlığı ve güvenliği politika ve stratejilerinin gözden geçirilip etkin bir girişim sürecinin başlatılmasının gerekliliğini vurguluyoruz. 15.05.2014
HATAY TABİP ODASI YÖNETİM KURULU

